to talk
hablar
konuşmak
hablar
konuşmak
with you
contigo
seninle
contigo
seninle
I would like to know if it’s possible to talk with you
me gustaría saber si es posible hablar contigo
eğer seninle konuşmak (konuşmam) mümkünse bilmek isterim
me gustaría saber si es posible hablar contigo
eğer seninle konuşmak (konuşmam) mümkünse bilmek isterim
late
tarde
geç (kalmak)
tarde
geç (kalmak)
later
más tarde
(daha) sonra
más tarde
(daha) sonra
I would like to know if it’s possible to talk with you later
me gustaría saber si es posible hablar contigo más tarde
sonra seninle konuşabilir miyim?
me gustaría saber si es posible hablar contigo más tarde
sonra seninle konuşabilir miyim?
(eğer daha sonra seninle konuşmak mümkünse bilmek isterim)
I have to
tengo que
zorundayım
tengo que
zorundayım
to go out
salir
dışarı çıkmak (gitmek)
salir
dışarı çıkmak (gitmek)
I have to go out
tengo que salir
dışarı çıkmak zorundayım
tengo que salir
dışarı çıkmak zorundayım
now
ahora
şimdi
ahora
şimdi
now I have to go out
ahora tengo que salir
şimdi dışarı çıkmak zorundayım
ahora tengo que salir
şimdi dışarı çıkmak zorundayım
but
pero
fakat
pero
fakat
now I have to go out but…
ahora tengo que salir pero…
şimdi dışarı çıkmak zorundayım fakat...
ahora tengo que salir pero…
şimdi dışarı çıkmak zorundayım fakat...
I would like to talk with you later
me gustaría hablar contigo más tarde
daha sonra seninle konuşmak istiyorum/ isterim
me gustaría hablar contigo más tarde
daha sonra seninle konuşmak istiyorum/ isterim
now I have to go out but I would like to talk with you later ahora
tengo que salir pero me gustaría hablar contigo más tarde
şimdi dışarı çıkmak zorundayım fakat daha sonra seninle konuşmak istiyorum
tengo que salir pero me gustaría hablar contigo más tarde
şimdi dışarı çıkmak zorundayım fakat daha sonra seninle konuşmak istiyorum
to be
estar
olmak
estar
olmak
I would like to be here
me gustaría estar aquí
burada olmak isterim / burada olmayı istiyorum
me gustaría estar aquí
burada olmak isterim / burada olmayı istiyorum
but
pero
fakat
pero
fakat
I would like to be here but…
me gustaría estar aquí pero…
burada olmayı isterim fakat...
me gustaría estar aquí pero…
burada olmayı isterim fakat...
I can
puedo
yapabilirim
puedo
yapabilirim
I can’t
no puedo
yapamam
no puedo
yapamam
I would like to be here but I can’t
me gustaría estar aquí pero no puedo
burada olmayı isterim fakat yapamam (olamam)
me gustaría estar aquí pero no puedo
burada olmayı isterim fakat yapamam (olamam)
because
porque
çünkü
porque
çünkü
because I have to
porque tengo que
çünkü mecburum
porque tengo que
çünkü mecburum
to work
trabajar
(iş) çalışmak
trabajar
(iş) çalışmak
I would like to be here but I can’t because I have to work
me gustaría estar aquí pero no puedo porque tengo que trabajar
burada olmak isterim fakat yapamam çünkü çalışmak zorundayım
me gustaría estar aquí pero no puedo porque tengo que trabajar
burada olmak isterim fakat yapamam çünkü çalışmak zorundayım
it was
fue
öyleydi, (di'li geçmiş zaman eki -bueno>iyi, fue bueno>iyiydi)
fue
öyleydi, (di'li geçmiş zaman eki -bueno>iyi, fue bueno>iyiydi)
good
bueno
iyi
bueno
iyi
it was good
fue bueno
iyiydi
fue bueno
iyiydi
for me
para mi
benim için
para mi
benim için
it was good for me
fue bueno para mi
benim için iyiydi
fue bueno para mi
benim için iyiydi
it wasn't
no fue
değildi
no fue
değildi
it wasn't good for me
no fue bueno para mi
benim için iyi değildi
no fue bueno para mi
benim için iyi değildi
impossible
imposible
imkânsız
imposible
imkânsız
it was impossible
fue imposible
imkânsızdı
fue imposible
imkânsızdı
it was impossible for me
fue imposible para mi
benim için imkânsızdı
fue imposible para mi
benim için imkânsızdı
it was impossible for me to do it
fue imposible para mi hacerlo
benim için onu yapmak imkânsızdı
fue imposible para mi hacerlo
benim için onu yapmak imkânsızdı
yesterday
ayer
dün
ayer
dün
yesterday it was impossible to do it
ayer fue imposible hacerlo
dün yapmak imkânsızdı
ayer fue imposible hacerlo
dün yapmak imkânsızdı
to go out
salir
dışarı çıkmak
salir
dışarı çıkmak
yesterday it was impossible to go out
ayer fue imposible salir
dün dışarı çıkmak imkânsızdı / mümkün değildi
ayer fue imposible salir
dün dışarı çıkmak imkânsızdı / mümkün değildi
it was good
fue bueno
iyiydi
fue bueno
iyiydi
it was good to do it
fue bueno hacerlo
(o işi) yapmak iyiydi
fue bueno hacerlo
(o işi) yapmak iyiydi
it was good to do it myself
fue bueno hacerlo yo mismo/a
(o işi) kendi başıma yapmam iyiydi
fue bueno hacerlo yo mismo/a
(o işi) kendi başıma yapmam iyiydi
it was impossible to do it myself
fue imposible hacerlo yo mismo/a
kendi başıma yapmam mümkün değildi (imkânsızdı)
fue imposible hacerlo yo mismo/a
kendi başıma yapmam mümkün değildi (imkânsızdı)
I like to do it myself
me gusta hacerlo yo mismo/a
kendim yapmaktan hoşlanırım/ kendi başıma yapmayı severim
me gusta hacerlo yo mismo/a
kendim yapmaktan hoşlanırım/ kendi başıma yapmayı severim
I would like to do it myself
me gustaría hacerlo yo mismo/a
kendim yapmayı isterim/ kendi başıma yapmayı isterim
me gustaría hacerlo yo mismo/a
kendim yapmayı isterim/ kendi başıma yapmayı isterim
I can do it myself
puedo hacerlo yo mismo/a
kendi başıma yapabilirim
puedo hacerlo yo mismo/a
kendi başıma yapabilirim
I have to do it myself
tengo que hacerlo you mismo/a
kendi başıma yapmak zorundayım
tengo que hacerlo you mismo/a
kendi başıma yapmak zorundayım
I like to do it myself because it's good for me
me gusta hacerlo yo mismo/a porque es bueno para mi
kendi başıma yapmayı severim çünkü benim için iyi (benim için daha iyi)
me gusta hacerlo yo mismo/a porque es bueno para mi
kendi başıma yapmayı severim çünkü benim için iyi (benim için daha iyi)
it was good to talk with you
fue un gusto hablar contigo
seninle konuşmak bir zevkti
fue un gusto hablar contigo
seninle konuşmak bir zevkti
fue un gusto hablar contigo ayer
dün seninle konuşmak hoşuma gitti