he, she, it wants
quiere
ister/istiyor
quiere
ister/istiyor
he wants to do it today
quiere hacerlo hoy
(o) o işi bugün yapmak istiyor
quiere hacerlo hoy
(o) o işi bugün yapmak istiyor
nobody/no one
nadie
hiç kimse/kimse/biri
nadie
hiç kimse/kimse/biri
nobody wants
nadie quiere
hiç kimse istemiyor
nadie quiere
hiç kimse istemiyor
nobody wants to do it today
nadie quiere hacerlo hoy
kimse (o işi) bugün yapmak istemiyor
nadie quiere hacerlo hoy
kimse (o işi) bugün yapmak istemiyor
nobody wants to be here today
nadie quiere estar aquí hoy
hiç kimse bugün burada olmak istemiyor
nadie quiere estar aquí hoy
hiç kimse bugün burada olmak istemiyor
to work
trabajar
çalışmak
trabajar
çalışmak
no one wants to work today
nadie quiere trabajar hoy
hiç kimse bugün çalışmak istemiyor
nadie quiere trabajar hoy
hiç kimse bugün çalışmak istemiyor
everyone
todo el mundo
herkes
todo el mundo
herkes
everyone wants
todo el mundo quiere
herkes ister/istiyor
todo el mundo quiere
herkes ister/istiyor
everyone wants to do it
todo el mundo quiere hacerlo
herkes o işi yapmak ister/istiyor
todo el mundo quiere hacerlo
herkes o işi yapmak ister/istiyor
everyone wants to be here
todo el mundo quiere estar aquí
herkes burada olmak istiyor
todo el mundo quiere estar aquí
herkes burada olmak istiyor
to see
ver
görmek
ver
görmek
to see you
verte
seni görmek
verte
seni görmek
everyone wants to see you
todo el mundo quiere verte
herkes sizi görmek istiyor
todo el mundo quiere verte
herkes sizi görmek istiyor
nobody
nadie
hiç kimse
nadie
hiç kimse
nobody wants to see you
nadie quiere verte
hiç kimse sizi görmek istemiyor
nadie quiere verte
hiç kimse sizi görmek istemiyor
somebody/someone
alguien
biri/ bir kişi/birisi
alguien
biri/ bir kişi/birisi
somebody wants to see you
alguien quiere verte
biri sizi görmek istiyor
alguien quiere verte
biri sizi görmek istiyor
to speak
hablar
konuşmak
hablar
konuşmak
with you
contigo
seninle
contigo
seninle
somebody wants to speak with you
alguien quiere hablar contigo
biri sizinle konuşmak istiyor
alguien quiere hablar contigo
biri sizinle konuşmak istiyor
everyone wants to speak with you
todo el mundo quiere hablar contigo
herkes sizinle konuşmak istiyor
todo el mundo quiere hablar contigo
herkes sizinle konuşmak istiyor
nobody wants to speak with you
nadie quiere hablar contigo
kimse sizinle konuşmak istemiyor
nadie quiere hablar contigo
kimse sizinle konuşmak istemiyor
he, she, it can
puede
o yapabilir
puede
o yapabilir
she can do it today
puede hacerlo hoy
(o) bugün (o işi) yapabilir
puede hacerlo hoy
(o) bugün (o işi) yapabilir
no one can do it today
nadie puede hacerlo hoy
o işi bugün hiç kimse yapamaz
nadie puede hacerlo hoy
o işi bugün hiç kimse yapamaz
no one can be here
nadie puede estar aquí
kimse burada bulunamaz/burada hiç kimse olmaz
nadie puede estar aquí
kimse burada bulunamaz/burada hiç kimse olmaz
no one can see you now
nadie puede verte ahora
şimdi sizi hiç kimse göremez
nadie puede verte ahora
şimdi sizi hiç kimse göremez
everyone can see you now
todo el mundo puede verte ahora
şimdi herkes sizi görebilir
todo el mundo puede verte ahora
şimdi herkes sizi görebilir
everyone can do it
todo el mundo puede hacerlo
o işi herkes yapabilir
todo el mundo puede hacerlo
o işi herkes yapabilir
everyone can do it this way
todo el mundo puede hacerlo así
o işi herkes böyle yapabilir
todo el mundo puede hacerlo así
o işi herkes böyle yapabilir
everyone can be here tomorrow
todo el mundo puede estar aquí mañana
herkes yarın burada olabilir
todo el mundo puede estar aquí mañana
herkes yarın burada olabilir
someone/somebody
alguien
biri/birisi
alguien
biri/birisi
for you
para ti
sizin için/senin için
para ti
sizin için/senin için
someone can do it for you now
alguien puede hacerlo para ti ahora
şimdi biri o işi sizin için yapabilir
alguien puede hacerlo para ti ahora
şimdi biri o işi sizin için yapabilir
someone can speak with you tomorrow
alguien puede hablar contigo mañana
biri yarın sizinle konuşabilir/ yarın biri (konuşmak için) sizi arayabilir
alguien puede hablar contigo mañana
biri yarın sizinle konuşabilir/ yarın biri (konuşmak için) sizi arayabilir
it's O.K
está bien
tamamdır/ iyi o zaman/ ok/olur
está bien
tamamdır/ iyi o zaman/ ok/olur
if it's O.K
si está bien
eğer tamamsa/sizden de ok'se/
si está bien
eğer tamamsa/sizden de ok'se/
someone can speak with you tomorrow if that's O.K
alguien puede hablar contigo mañana si está bien
eğer (size de uyuyorsa/uyarsa) tamamsa yarın biri sizinle konuşabilir
alguien puede hablar contigo mañana si está bien
eğer (size de uyuyorsa/uyarsa) tamamsa yarın biri sizinle konuşabilir
someone can do it for you tomorrow if that's alright
alguien puede hacerlo para ti mañana si está bien
eğer tamamsa/uygunsa yarın biri o işi sizin için yapabilir
alguien puede hacerlo para ti mañana si está bien
eğer tamamsa/uygunsa yarın biri o işi sizin için yapabilir
it's fine like that
está bien así
böyle tamamdır
está bien así
böyle tamamdır
for me
para mi
benim için
para mi
benim için
for me, it's fine like that thank you
para mi, está bien así gracias
benim için böyle tamamdır, teşekkürler
para mi, está bien así gracias
benim için böyle tamamdır, teşekkürler
he, she, it has to
tiene que
yapmalı/yapmak zorunda/yapması lazım
tiene que
yapmalı/yapmak zorunda/yapması lazım
he has to do it tomorrow
tiene que hacerlo mañana
yarın biri yapmalı/yapması lazım
tiene que hacerlo mañana
yarın biri yapmalı/yapması lazım
someone has to do it tomorrow
alguien tiene que hacerlo mañana
biri yarın o işi yapmalı
alguien tiene que hacerlo mañana
biri yarın o işi yapmalı
no one has to be here now
nadie tiene que estar aquí ahora
şimdi burada hiç kimse bulunamaz/olmaz
nadie tiene que estar aquí ahora
şimdi burada hiç kimse bulunamaz/olmaz
(şu anda hiç kimse burada olmak zorunda değil)
nadie tiene que trabajar hoy
hiç kimse bugün çalışmak zorunda değil /
(bugün çalışan hiç kimseyi bulamazsınız)