I wouldn't like
no me gustaría
istemem/ istemiyorum
no me gustaría
istemem/ istemiyorum
he, she, it wouldn't like
no le gustaría
istemez/ istemiyor
no le gustaría
istemez/ istemiyor
this way, that way, like this, like that
así
böyle/ bu şekilde
así
böyle/ bu şekilde
he wouldn't like it that way
no le gustaría así
böyle istemez/ böyle istemiyor/ bu şekilde hoşuna gitmez
no le gustaría así
böyle istemez/ böyle istemiyor/ bu şekilde hoşuna gitmez
she wouldn't like to do it that way
no le gustaría hacerlo así
bu şekilde yapılmasını istemez/ istemiyor
no le gustaría hacerlo así
bu şekilde yapılmasını istemez/ istemiyor
to see
ver
görmek
ver
görmek
to see me
verme
beni görmek
verme
beni görmek
I would like to know if he can see me today
me gustaría saber si puede verme hoy
eğer bugün beni görebilirse bilmek isterim
(Onunla bugün görüşebilir miyiz?/ bugün benimle görüşecek mi?)
me gustaría saber si puede verme hoy
eğer bugün beni görebilirse bilmek isterim
(Onunla bugün görüşebilir miyiz?/ bugün benimle görüşecek mi?)
because it's very important
porque es muy importante
çünkü (o) çok önemli
porque es muy importante
çünkü (o) çok önemli
I would like to know if he can see me today because it's very important
me gustaría saber si puede verme hoy porque es muy importante
eğer bugün beni görebilirse bilmek isterim çünkü çok önemli
me gustaría saber si puede verme hoy porque es muy importante
eğer bugün beni görebilirse bilmek isterim çünkü çok önemli
she would like to know if I can do it later
le gustaría saber si puedo hacerlo más tarde
eğer o işi daha sonra yapabilirsem bilmek ister/ bilmek istiyor
le gustaría saber si puedo hacerlo más tarde
eğer o işi daha sonra yapabilirsem bilmek ister/ bilmek istiyor
(yapacaksam bilmesi iyi olur/haberi olsun ister)
it's urgent
es urgente
acil
es urgente
acil
it's urgent and she would like to know if I can do it today
es urgente y le gustaría saber si puedo hacerlo hoy
acil ve bugün yapılabiliyorsa bilmek ister
es urgente y le gustaría saber si puedo hacerlo hoy
acil ve bugün yapılabiliyorsa bilmek ister
myself
yo mismo/a
kendi kendime/ tek başıma/ kendi başıma
yo mismo/a
kendi kendime/ tek başıma/ kendi başıma
I can do it myself
puedo hacerlo yo mismo/a
o işi kendi başıma yapabilirim
puedo hacerlo yo mismo/a
o işi kendi başıma yapabilirim
I want to do it myself
quiero hacerlo yo mismo/a
o işi kendi başıma yapmak istiyorum
(Kendim yapmak istiyorum)
quiero hacerlo yo mismo/a
o işi kendi başıma yapmak istiyorum
(Kendim yapmak istiyorum)
himself
él mismo
kendi kendine
él mismo
kendi kendine
he can do it himself
puede hacerlo él mismo
kendi başına (kendisi) yapabilir
puede hacerlo él mismo
kendi başına (kendisi) yapabilir
he wants to do it himself
quiere hacerlo él mismo
o işi kendi başına yapmak istiyor/ ister
quiere hacerlo él mismo
o işi kendi başına yapmak istiyor/ ister
he can't do it himself
no puede hacerlo él mismo
o işi kendi başına yapamaz
no puede hacerlo él mismo
o işi kendi başına yapamaz
herself
ella misma
kendi kendine (kadınlar için "o")
ella misma
kendi kendine (kadınlar için "o")
she can call me herself
puede llamarme ella misma
beni kendi arayabilir
puede llamarme ella misma
beni kendi arayabilir
she wants to call me herself
quiere llamarme ella misma
beni kendi aramak istiyor
quiere llamarme ella misma
beni kendi aramak istiyor
she doesn't want to call me herself
no quiere llamarme ella misma
beni kendi aramak istemiyor
no quiere llamarme ella misma
beni kendi aramak istemiyor
does she want to call me herself?
¿quiere llamarme ella misma?
beni (kendi/tek başına) aramak ister mi?
¿quiere llamarme ella misma?
beni (kendi/tek başına) aramak ister mi?
le gustaría verme ella misma
(o) beni (kendi/tek başına) görmek istiyor/ ister
(Kendi görmek istiyor)