to tell
decir
söylemek
decir
söylemek
to tell me
decirme
bana söyle
decirme
bana söyle
to tell you
decirte
sana söylemek
decirte
sana söylemek
I want to tell you
quiero decirte
sana söylemek istiyorum
quiero decirte
sana söylemek istiyorum
something
algo
bir şey/bazı şeyler/biraz
algo
bir şey/bazı şeyler/biraz
I want to tell you something important
quiero decirte algo importante
sana önemli bir şey söylemek istiyorum
quiero decirte algo importante
sana önemli bir şey söylemek istiyorum
I want to tell you the reason why
quiero decirte el porqué
sana nedenini söylemek istiyorum
quiero decirte el porqué
sana nedenini söylemek istiyorum
I need
necesito
ihtiyacım var/gerekiyor/lazım
necesito
ihtiyacım var/gerekiyor/lazım
I need to tell you something important later
necesito decirte algo importante más tarde
daha sonra sana önemli bir şey söylemek zorundayım
necesito decirte algo importante más tarde
daha sonra sana önemli bir şey söylemek zorundayım
I need to tell you the truth
necesito decirte la verdad
sana gerçeği söylemek zorundayım
necesito decirte la verdad
sana gerçeği söylemek zorundayım
I can tell you the reason why later
puedo decirte el porqué más tarde
nedenini daha sonra söylerim (sana)
puedo decirte el porqué más tarde
nedenini daha sonra söylerim (sana)
to tell him, her
decirle
ona söylemek
decirle
ona söylemek
I want to tell him later
quiero decirle más tarde
ona daha sonra söylemek istiyorum
quiero decirle más tarde
ona daha sonra söylemek istiyorum
I don't want to tell her now
no quiero decirle ahora
ona şimdi söylemek istemiyorum
no quiero decirle ahora
ona şimdi söylemek istemiyorum
you want
quieres
istiyorsun
quieres
istiyorsun
do you want to tell him today?
¿quieres decirle hoy?
ona bugün söylemek istiyor musun/ ister misin?
¿quieres decirle hoy?
ona bugün söylemek istiyor musun/ ister misin?
you can/can you
puedes
yapabilirsin
puedes
yapabilirsin
can you tell her tomorrow?
¿puedes decirle mañana?
ona yarın söyleyebilir misin?
¿puedes decirle mañana?
ona yarın söyleyebilir misin?
can you tell her for me tomorrow?
¿puedes decirle para mi mañana?
benim için ona yarın söyleyebilir misin?
¿puedes decirle para mi mañana?
benim için ona yarın söyleyebilir misin?
you have to
tienes que
zorundasın/mecbursun
tienes que
zorundasın/mecbursun
you have to tell him the truth
tienes que decirle la verdad
ona gerçeği söylemek zorundasın
tienes que decirle la verdad
ona gerçeği söylemek zorundasın
you don't have to tell her now, you can do it tonight
no tienes que decirle ahora, puedes hacerlo esta noche
ona şimdi söylemek zorunda değilsin,
no tienes que decirle ahora, puedes hacerlo esta noche
ona şimdi söylemek zorunda değilsin,
to tell
decir
decir
söylemek
to tell me
decirme
decirme
bana söyle/ söyle bana
to tell you
decirte
decirte
sana söylemek/sana söylüyorum
to tell him/her
decirle
ona söylemek
decirle
ona söylemek
to call
llamar
aramak/ telefon etmek
llamar
aramak/ telefon etmek
to call me
llamarme
beni aramak/bana telefon etmek/ ara beni
llamarme
beni aramak/bana telefon etmek/ ara beni
you have to call me
tienes que llamarme
beni aramak zorundasın
tienes que llamarme
beni aramak zorundasın
you have to call me because it's important
tienes que llamarme porque es importante
beni aramak zorundasın çünkü önemli
tienes que llamarme porque es importante
beni aramak zorundasın çünkü önemli
to call you
llamarte
seni aramak/seni arama/sana telefon etmek
llamarte
seni aramak/seni arama/sana telefon etmek
I need to call you tonight
necesito llamarte esta noche
bu akşam seni aramam lazım/ aramam gerekiyor
necesito llamarte esta noche
bu akşam seni aramam lazım/ aramam gerekiyor
I can't call you now
no puedo llamarte ahora
seni şimdi arayamam
no puedo llamarte ahora
seni şimdi arayamam
I'm busy
estoy ocupado/a
meşgulüm
estoy ocupado/a
meşgulüm
I can't call you now because I'm busy
no puedo llamarte ahora porque estoy ocupado/a
seni şimdi arayamam çünkü meşgulüm
no puedo llamarte ahora porque estoy ocupado/a
seni şimdi arayamam çünkü meşgulüm
I can call you now if you want
puedo llamarte ahora si quieres
eğer istersen seni şimdi arayabilirim
puedo llamarte ahora si quieres
eğer istersen seni şimdi arayabilirim
to call him/her
llamarle
onu aramak/ ona telefon etmek
llamarle
onu aramak/ ona telefon etmek
I have to call him
tengo que llamarle
onu aramalıyım/ onu aramam lazım/ onu aramam gerekiyor/ onu aramak zorundayım
tengo que llamarle
onu aramalıyım/ onu aramam lazım/ onu aramam gerekiyor/ onu aramak zorundayım
it's important and I want to call him tonight
es importante y quiero llamarle esta noche
önemli ve bu akşam onu aramak istiyorum
es importante y quiero llamarle esta noche
önemli ve bu akşam onu aramak istiyorum
you have to call him
tienes que llamarle
onu aramak zorundayım/ aramam lazım
tienes que llamarle
onu aramak zorundayım/ aramam lazım
you have to call him later
tienes que llamarle más tarde
daha sonra onu aramak zorundasın
tienes que llamarle más tarde
daha sonra onu aramak zorundasın
do you want to call her now?
¿quieres llamarle ahora?
onu şimdi aramak istiyor musun?
¿quieres llamarle ahora?
onu şimdi aramak istiyor musun?
can you call her now?
¿puedes llamarle ahora?
onu şimdi arayabilir misin?
¿puedes llamarle ahora?
onu şimdi arayabilir misin?
¿tienes que llamarle ahora?
onu şimdi aramak zorunda mısın?