to be able to
poder
yapabilmek
poder
yapabilmek
I should be able to
debería poder
yapabilmeliyim
debería poder
yapabilmeliyim
I should be able to do it tomorrow
debería poder hacerlo mañana
o işi yarın yapabilmeliyim /yapmam lazım
debería poder hacerlo mañana
o işi yarın yapabilmeliyim /yapmam lazım
I should be able to work tomorrow
debería poder trabajar mañana
yarın çalışabilmeliyim/ çalışmam lazım
debería poder trabajar mañana
yarın çalışabilmeliyim/ çalışmam lazım
I should be able to see you later
debería poder verte más tarde
daha sonra seni görebilmeliyim/ seni daha sonra görebilmem lazım
debería poder verte más tarde
daha sonra seni görebilmeliyim/ seni daha sonra görebilmem lazım
to buy
comprar
satın almak
comprar
satın almak
to buy it
comprarlo
onu satın almak
comprarlo
onu satın almak
I should be able to buy it
debería poder comprarlo
onu satın alabilmeliyim/almam lazım
debería poder comprarlo
onu satın alabilmeliyim/almam lazım
I know that it's important
sé que es importante
biliyorum ki o önemli
sé que es importante
biliyorum ki o önemli
I know that it's important so if I can't buy it today I should be able to do it tomorrow
sé que es importante entonces si no puedo comprarlo hoy debería poder hacerlo mañana
biliyorum ki o önemli, öyleyse eğer onu bugün alamazsam yarın (alım işlemini) yapabilmeliyim/yarın almam lazım
sé que es importante entonces si no puedo comprarlo hoy debería poder hacerlo mañana
biliyorum ki o önemli, öyleyse eğer onu bugün alamazsam yarın (alım işlemini) yapabilmeliyim/yarın almam lazım
to call
llamar
aramak
llamar
aramak
to call him/her
llamarle
onu aramak
llamarle
onu aramak
I should be able to call him later
debería poder llamarle más tarde
onu daha sonra aramam lazım/ arayabilmeliyim
debería poder llamarle más tarde
onu daha sonra aramam lazım/ arayabilmeliyim
it's o.k, if I can't call him today I should be able to do it tomorrow
está bien, si no puedo llamarle hoy debería poder hacerlo mañana
tamamdır/olur eğer onu bugün arayamazsam yarın aramam lazım/o işi (aramayı) yarın yapabilmem lazım
está bien, si no puedo llamarle hoy debería poder hacerlo mañana
tamamdır/olur eğer onu bugün arayamazsam yarın aramam lazım/o işi (aramayı) yarın yapabilmem lazım
you should
deberías
yapmalısın
deberías
yapmalısın
you should do it
deberías hacerlo
o işi yapmalısın/yapabilmelisin/yapabilmen lazım
deberías hacerlo
o işi yapmalısın/yapabilmelisin/yapabilmen lazım
you should buy it today
deberías comprarlo hoy
bugün onu satın alman lazım/almalısın
deberías comprarlo hoy
bugün onu satın alman lazım/almalısın
you should be here with him
deberías estar aquí con él
onunla burada olmalısın/ olman lazım
deberías estar aquí con él
onunla burada olmalısın/ olman lazım
you should call him now
deberías llamarle ahora
şimdi onu aramalısın
deberías llamarle ahora
şimdi onu aramalısın
you should be able to call him now
deberías poder llamarle ahora
şimdi onu arayabilmelisin/arayabilmen lazım/aramalısın
deberías poder llamarle ahora
şimdi onu arayabilmelisin/arayabilmen lazım/aramalısın
you shouldn't
no deberías
yapmamalısın
no deberías
yapmamalısın
you shouldn't be here with him
no deberías estar aquí con él
onunla burada olmamalısın
no deberías estar aquí con él
onunla burada olmamalısın
you shouldn't go out with him tonight
no deberías salir con él esta noche
bu akşam onunla dışarı çıkmamalısın/çıkmaman lazım
no deberías salir con él esta noche
bu akşam onunla dışarı çıkmamalısın/çıkmaman lazım
you shouldn't buy it
no deberías comprarlo
onu satın almamalısın
no deberías comprarlo
onu satın almamalısın
no deberías poder hacerlo
(Onu/o işi) yapmamalısın