he/she just
acaba de
o daha şimdi/ o henüz
acaba de
o daha şimdi/ o henüz
to eat
comer
yemek yeme
comer
yemek yeme
he just ate
acaba de comer
o daha şimdi (yemek) yedi
acaba de comer
o daha şimdi (yemek) yedi
she just arrived
acaba de llegar
o daha şimdi geldi/vardı/(uçaktan-trenden-otobüsten) indi
acaba de llegar
o daha şimdi geldi/vardı/(uçaktan-trenden-otobüsten) indi
to call
llamar
aramak
llamar
aramak
to call me
llamarme
beni aramak (telefonla)
llamarme
beni aramak (telefonla)
she just called me yesterday
acaba de llamarme ayer
(o) beni daha dün aradı
acaba de llamarme ayer
(o) beni daha dün aradı
he just found out what happened yesterday
acaba de descubrir que pasó ayer
dün ne olduğunu daha yeni anladı/farketti/ keşfetti
acaba de descubrir que pasó ayer
dün ne olduğunu daha yeni anladı/farketti/ keşfetti
he just found out the truth
acaba de descubrir la verdad
gerçeği daha şimdi farketti/anladı
acaba de descubrir la verdad
gerçeği daha şimdi farketti/anladı
to tell
decir
söylemek
decir
söylemek
to tell me
decirme
decirme
bana söyle
he just told me
acaba de decirme
acaba de decirme
bana daha şimdi söyledi / daha şimdi yeni söyledi
he just told me what happened yesterday
acaba de decirme que pasó ayer
dün ne olduğunu bana daha şimdi söyledi
acaba de decirme que pasó ayer
dün ne olduğunu bana daha şimdi söyledi
last night
anoche
geçen akşam/ geçen gece/ dün akşam/ dün gece
anoche
geçen akşam/ geçen gece/ dün akşam/ dün gece
she just told me the reason why last night
acaba de decirme el porqué anoche
sebebini bana daha dün akşam söyledi
acaba de decirme el porqué anoche
sebebini bana daha dün akşam söyledi
(dün akşam sadece sebebini söyledi)
that
que
ki / şu/ şunu
que
ki / şu/ şunu
he just told me that
acaba de decirme que
bana sadece şunu söyledi
acaba de decirme que
bana sadece şunu söyledi
he can't do it
no puede hacerlo
o işi yapamaz
no puede hacerlo
o işi yapamaz
he just told me he can't do it today
acaba de decirme que no puede hacerlo hoy
bana sadece o işi bugün yapamayacağını söyledi
acaba de decirme que no puede hacerlo hoy
bana sadece o işi bugün yapamayacağını söyledi
(bana sadece dedi ki bugün o işi yapamayacakmış)
she just told me she can't be here tomorrow
acaba de decirme que no puede estar aquí mañana
bana sadece yarın burada olamayacağını söyledi
acaba de decirme que no puede estar aquí mañana
bana sadece yarın burada olamayacağını söyledi
to work
trabajar
çalışmak
trabajar
çalışmak
he has to work
tiene que trabajar
çalışmak zorunda
tiene que trabajar
çalışmak zorunda
he just told me he can't be here tomorrow because he has to work
acaba de decirme que no puede estar aquí mañana porque tiene que trabajar
bana sadece yarın burada olamayacağını söyledi çünkü çalışmak zorunda(ymış)
acaba de decirme que no puede estar aquí mañana porque tiene que trabajar
bana sadece yarın burada olamayacağını söyledi çünkü çalışmak zorunda(ymış)
with you
contigo
contigo
seninle
she just told me she doesn't want to talk with you
acaba de decirme que no quiere hablar contigo
bana sadece, seninle konuşmak istemediğini söyledi
acaba de decirme que no quiere hablar contigo
bana sadece, seninle konuşmak istemediğini söyledi
(bana sadece dedi ki seninle konuşmak istemiyormuş)
he just discovered the reason why she doesn't want to be here now
acaba de descubrir el porqué no quiere estar aquí hoy
bugün neden burada olmak istemediğini daha şimdi farkediyor/keşfetti/anladı
bugün neden burada olmak istemediğini daha şimdi farkediyor/keşfetti/anladı
to call
llamar
aramak
llamar
aramak
to call you
llamarte
seni (telefonla) aramak
llamarte
seni (telefonla) aramak
to go out
salir
dışarı çıkmak/ ayrılmak/ gitmek
salir
dışarı çıkmak/ ayrılmak/ gitmek
she wants to call you because she just discovered that she can't go out tonight because she has to work
quiere llamarte porque acaba de descubrir que no puede salir esta noche porque tiene que trabajar
seni aramak istiyor çünkü bu akşam dışarı çıkamayacağını daha şimdi farketti (şimdi belli oldu) ki çalışmak zorunda(ymış)
(çalışacağı şimdi belli olduğu için bu akşam dışarı çıkamıyormuş, seni aramak istiyor)
quiere llamarte porque acaba de descubrir que no puede salir esta noche porque tiene que trabajar
seni aramak istiyor çünkü bu akşam dışarı çıkamayacağını daha şimdi farketti (şimdi belli oldu) ki çalışmak zorunda(ymış)
(çalışacağı şimdi belli olduğu için bu akşam dışarı çıkamıyormuş, seni aramak istiyor)
I can't do it today because he just told me that I have to work
no puedo hacerlo hoy porque acaba de decirme que tengo que trabajar
o işi bugün yapamam çünkü çalışmak zorunda olduğumu (o bana) daha şimdi söyledi
no puedo hacerlo hoy porque acaba de decirme que tengo que trabajar
o işi bugün yapamam çünkü çalışmak zorunda olduğumu (o bana) daha şimdi söyledi
I know
sé
biliyorum
sé
biliyorum
I know that it's important
sé que es importante
biliyorum (ki) (o) önemli
sé que es importante
biliyorum (ki) (o) önemli
sé que es importante pero no puedo hacerlo hoy porque acabo de descubrir que tengo que trabajar
biliyorum önemli fakat (o işi) bugün yapamam çünkü daha şimdi farkettim ki çalışmak zorundayım