to know
saber
bilmek
saber
bilmek
I want to know
quiero saber
bilmek istiyorum
quiero saber
bilmek istiyorum
if
si
eğer
si
eğer
I want to know if he can call me later
quiero saber si puede llamarme más tarde
daha sonra beni arayabilirse bilmek isterim (beni arayabilir mi?)
quiero saber si puede llamarme más tarde
daha sonra beni arayabilirse bilmek isterim (beni arayabilir mi?)
I want to know if she can be here later
quiero saber si puede estar aquí más tarde
daha sonra burada olabilirse bilmek isterim (sonra gelir mi? burada olur mu?)
quiero saber si puede estar aquí más tarde
daha sonra burada olabilirse bilmek isterim (sonra gelir mi? burada olur mu?)
because it’s important
porque es importante
çünkü önemli
porque es importante
çünkü önemli
I want to know if he can call me tomorrow because it’s important
quiero saber si puede llamarme mañana porque es importante
yarın beni arayabilirse bilmek isterim çünkü önemli
quiero saber si puede llamarme mañana porque es importante
yarın beni arayabilirse bilmek isterim çünkü önemli
I need
necesito
ihtiyacım var / gerekli/ lazım
necesito
ihtiyacım var / gerekli/ lazım
I need to know
necesito saber
bilmem gerekiyor
necesito saber
bilmem gerekiyor
I need to know if he can do it for me today
necesito saber si puede hacerlo para mi hoy
o işi benim için bugün yapabilirse bilmem lazım
necesito saber si puede hacerlo para mi hoy
o işi benim için bugün yapabilirse bilmem lazım
she wants
quiere
ister/ istiyor
quiere
ister/ istiyor
I’m busy
estoy ocupado/a
meşgulüm
estoy ocupado/a
meşgulüm
she wants to know if I’m busy today
quiere saber si estoy ocupado/a hoy
bugün meşgulsem bilmek istiyor
quiere saber si estoy ocupado/a hoy
bugün meşgulsem bilmek istiyor
I have to
tengo que
mecburum/ zorundayım
tengo que
mecburum/ zorundayım
he, she, it has to
tiene que
mecbur/ zorunda
tiene que
mecbur/ zorunda
to go out
salir
dışarı çıkmak
salir
dışarı çıkmak
tonight
esta noche
bu gece
esta noche
bu gece
I have to go out tonight
tengo que salir esta noche
bu gece dışarı çıkmak zorundayım
tengo que salir esta noche
bu gece dışarı çıkmak zorundayım
he has to go out tonight
tiene que salir esta noche
bu gece dışarı çıkmak zorunda
tiene que salir esta noche
bu gece dışarı çıkmak zorunda
she has to call me
tiene que llamarme
beni aramak zorunda /araması lazım
tiene que llamarme
beni aramak zorunda /araması lazım
she has to call me tomorrow
tiene que llamarme mañana
beni yarın araması lazım/ aramak zorunda/ araması gerekiyor
tiene que llamarme mañana
beni yarın araması lazım/ aramak zorunda/ araması gerekiyor
it's urgent
es urgente
acil (acilen)
es urgente
acil (acilen)
it's urgent and she has to call me tonight
es urgente y tiene que llamarme esta noche
acil ve beni bu gece araması lazım
es urgente y tiene que llamarme esta noche
acil ve beni bu gece araması lazım
to do it
hacerlo
yapmak
hacerlo
yapmak
it's urgent and he has to do it for me today
es urgente y tiene que hacerlo para mi hoy
acilen benim için o işi bugün yapmak zorunda / yapması gerekiyor
es urgente y tiene que hacerlo para mi hoy
acilen benim için o işi bugün yapmak zorunda / yapması gerekiyor
he can call me today
puede llamarme hoy
beni bugün arayabilir
puede llamarme hoy
beni bugün arayabilir
can he call me today?
¿puede llamarme hoy?
beni bugün arayabilir mi?
¿puede llamarme hoy?
beni bugün arayabilir mi?
she can do it today
puede hacerlo hoy
(o işi) bugün yapabilir mi
puede hacerlo hoy
(o işi) bugün yapabilir mi
can she do it today?
¿puede hacerlo hoy?
(o işi) bugün yapabilir mi?
¿puede hacerlo hoy?
(o işi) bugün yapabilir mi?
he wants to be here
quiere estar aquí
burada olmak istiyor
quiere estar aquí
burada olmak istiyor
does he want to be here?
¿quiere estar aquí?
burada olmak ister mi?
¿quiere estar aquí?
burada olmak ister mi?
she wants to call me tonight
quiere llamarme esta noche
bu gece beni aramak istiyor
quiere llamarme esta noche
bu gece beni aramak istiyor
does she want to call me tonight?
¿quiere llamarme esta noche?
bu gece beni aramak ister mi?
¿quiere llamarme esta noche?
bu gece beni aramak ister mi?
I would like
me gustaría
isterim/ hoşuma gider
me gustaría
isterim/ hoşuma gider
he, she, it would like
le gustaría
o ister/ o beğenir/ onun hoşuna gider
le gustaría
o ister/ o beğenir/ onun hoşuna gider
I would like to do it tomorrow
me gustaría hacerlo mañana
o işi yarın yapmak isterim (yarın yapmayı istiyorum)
me gustaría hacerlo mañana
o işi yarın yapmak isterim (yarın yapmayı istiyorum)
he would like to do it tomorrow
le gustaría hacerlo mañana
yarın yapmak istiyor/ ister
le gustaría hacerlo mañana
yarın yapmak istiyor/ ister
she would like to do it today
le gustaría hacerlo hoy
bugün yapmayı istiyor/ ister
le gustaría hacerlo hoy
bugün yapmayı istiyor/ ister
he would like to be here with me
le gustaría estar aquí conmigo
o benimle burada olmak istiyor
le gustaría estar aquí conmigo
o benimle burada olmak istiyor
she would like to go out tonight
le gustaría salir esta noche
bu akşam dışarı çıkmak istiyor
le gustaría salir esta noche
bu akşam dışarı çıkmak istiyor
he would like to call me later
le gustaría llamarme más tarde
daha sonra beni aramak istiyor
le gustaría llamarme más tarde
daha sonra beni aramak istiyor
she would like to know if I can be here tomorrow
le gustaría saber si puedo estar aquí mañana
eğer yarın burada olabilirsem bilmek istiyor
le gustaría saber si puedo estar aquí mañana
eğer yarın burada olabilirsem bilmek istiyor
le gustaría saber si puede estar aquí hoy
eğer bugün burada olabiliyorsa/olacaksa bilmek istiyor